Tüm canlılar arasında özellikle de annelerin yavrularına karşı davranışlarında muhteşem bir yardımlaşma ve fedakarlık söz konusudur. Bilinçli bir insan için doğada görülen mükemmel uyum, Yüce Allah'ın varlığının delillerini açıkça ortaya koyan örneklerden yalnızca bir tanesidir. Nehirlerdeki canlılar için bir korku kaynağı olan timsahın kendi yavrularına gösterdiği özen oldukça ilginçtir. Timsah önce yumurtalarının gelişimi için bir çukur kazar. Bu çukurda ısı hiçbir zaman 30 oC’yi geçmemelidir. Çünkü sıcaklığın biraz artması, yumurta içindeki yavruların hayatını tehdit edecektir. Timsah, bu iş için önceden bir tedbir alır ve yumurtalarını yerleştirdiği çukurların yerini fazla güneş almayacak şekilde ayarlar.
İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah’ı bulur. (Allah da) Onun hesabini tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir. (Nur Suresi, 39)
hayvanlar alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvanlar alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Temmuz 2008 Perşembe
18 Ekim 2007 Perşembe
Canlılar Evrimi Yalanlıyor: Koalalar Zehirli Yaprakları Nasıl Sindirir?
Okaliptüs yapraklarında güçlü kokulu yağlar, fenolik bileşimler ve birçok memeli için yenilemez hatta zehirli olan siyanür niteliğinde maddeler bulunur. Başka hayvanlar için zararlı olan bu yapraklar koalalar için besin demektir. Koalanın, çok özel bir anatomisi ve fizyolojisi olan bir sindirim sistemi sayesinde bu toksik maddeler koalanın vücudunda zehir etkisini kaybederler. Tıpkı diğer otçul memeliler gibi koala da okaliptüslerin ana maddesi olan selülozu sindiremez. Ancak bu işlemi, onun için selülozu sindirebilen ve koalanın körbağırsağında yaşayan mikro organizmalar yaparlar. Koalanın körbağırsağı, kalınbağırsağına açılır ve çok büyüktür. Öyle ki körbağırsak, bağırsağın toplam uzunluğunun yaklaşık % 20'sini oluşturur. Uzunluğu 1.8 ile 2.5 metre arasındadır. Körbağırsak koalanın sindirim sisteminin en ilginç parçasıdır. Yaprakların sindirim sisteminden geçişi burada geciktirilir. Bu gecikme sayesinde körbağırsaklardaki mikro organizmalar faaliyete geçerek selülozu koalanın faydalanacağı hale getirirler. Bu haliyle koalanın kör bağırsağı biyokimyasal bir fabrikaya benzetilebilir. Selüloz bu fabrikada işlenirken, yağlar ve zehirli niteliğe sahip kimyasallar (fenol bileşikleri) başka bir fabrikada yani karaciğerde süzülmeye uğrayarak etkisiz hale gelirler.11 Ekim 2007 Perşembe
Akbabaların Kemikleri Nasıl Kırdıklarını Biliyor muydunuz?
Akbabalar hayvanların etinden çok kemiklerini tercih ederler. Bu kemiklerde ilik bulunur ve ilik besin bakımından oldukça zengindir. Akbabaların bu kemiği kırıp içindeki iliği alabilmek için bir kırma aletleri yoktur. Fakat bu problemi başka türlü hallederler. Bir kemiği alır ve çıplak bir kayanın tepesine havalanırlar. Sonra kemiği aşağı bırakırlar. Bu işlemi kemik ikiye ayrılıncaya kadar en az 50 kere tekrarlarlar. Sonra da bu kemik parçasını alıp yutarlar. Akbabaların midesindeki sindirim asitleri öylesine güçlüdür ki kemiğin bir ucu daha akbabanın ağzındayken, midesine giden kısım sindirilmiştir bile... Bu kuşlar için faydalı olan besinlerin bulunması, bunların yenilecek şekle getirilmesi ve son olarak da sindirilmesindeki bu detaylar, Allah'ın üstün yaratışının tek bir canlıdaki tecellilerinin bir kısmını göstermektedir.Afrika Kuşlarının Yardımlaşması
Sürüler halinde hareket eden Afrika kuşları da birbirleriyle son derece uyumludurlar ve oldukça çarpıcı bir yardımlaşma örneği gösterirler. Bu kuşların temel besin kaynaklarını, üzerlerine kondukları ağaç dallarında bulunan meyveler oluşturur. Dalların uç kısımlarında bulunan meyvelerden beslenmek ise ilk bakışta bu kuşlar açısından oldukça zordur. Çünkü meyveler, dalların en uç bölümünde yer aldığından, sürünün ancak meyvelere yakın olan kısımlarına konabilen üyeleri bunlardan beslenebilecek, geri kalanları ise, hem dal üzerinde konabilecekleri yeterli yer bulunmadığından hem de meyve sayısının az miktarda olmasından dolayı aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklardır. Ancak durum bu şekilde gerçekleşmez. Birlikte hareket ederek ağaca yönelen Afrika kuşları, sanki aralarında anlaşma sağlamışlar gibi dalların üzerine sırayla konarak, yanyana gelecek şekilde dizilirler. Dalın ucunda bulunan meyvelere en yakın yere konmuş olan kuşlar, kopardıkları meyveyi sıra ile yanlarındaki diğer koloni üyelerine vererek, meyvenin ağızdan ağıza taşınmasını ve böylece dalın en dip kısmında bulunan diğer Afrika kuşlarına ulaştırılmasını sağlarlar. Tüm sürüdeki kuşların buldukları meyveleri öncelikle kendilerine ayırmaları beklenirken, bu hayvanlar kusursuz bir düzen ve disiplin içerisinde, sürünün beslenmesi için olabilecek en uygun yöntemi uygularlar. Dal üzerindeki bu sıralanışta kuşlardan hiçbiri bu düzeni bozacak bir tavır içerisinde bulunmaz. Ancak yapılan bu yardımlaşma, yine de tüm sürünün bir kerede beslenmesine olanak sağlamaz. Çünkü kuşların üzerine kondukları daldaki meyveler, genelde sürünün içerdiği sayıdan çok daha azdır. Bu yüzden kuşlar her ne kadar topladıkları meyveleri ağızdan ağıza geçirmek suretiyle birbirlerine nakletseler de, sürünün bir bölümü yeterli meyve olmadığından aç kalacaktır. Halbuki Afrika Kuşları dala her yeniden konuşlarında, dalların meyvelere yakın olan kısımlarına bu sefer sıranın en sonunda kalmış ve yeterince beslenememiş olanları konar ve dağıtım işine ilk önce onlar başlar. Bu fedakarlık örneği kuşların Allah'ın ilhamıyla hareket ettiklerinin bir delilidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)